Yeşil Meslekler: Retorik ve Gerçek

yorum

İngiliz halkına çeyrek milyon ‘yeşil meslek/iş’ vaadedildi. Fakat hükümet Covid-19 salgınını kontrol altına tutmaya çalışırken, ayrıntılar eksik kaldı. Ros Taylor, Birleşik Krallık’ın iddialı hedefinin ölçeğini ve karbonsuzlaştırmanın önündeki olası engelleri analiz ediyor.

Eğer ne yardan ne serden vazgeçen bir Muhafazakar lider görmek istiyorsanız, Boris Johnson yerine, geçtiğimiz Mayıs ayında ezici bir farkla ikinci kez Tess Vadisi Belediye Başkanı seçilen 34 yaşındaki Ben Houchen’a bakabilirsiniz. Houchen, Kuzeydoğu İngiltere’nin 1980’lerde kömür madenciliği ve imalat sektörlerindeki iş kaybından büyük zarar gören bir kesimini temsil ediyor. Başını çektiği ‘Teesside Net Sıfır’ Projesi’nin 5500 yeni iş yaratacağını (hatta kimya sektöründe 6000 kişilik istihdamı da destekleyeceğini) iddia ediyor. Redcar’da elektrik üretmek için kurulacak yeni bir biyokütle ve çöp yakma tesisinin yanı sıra General Elektrik de yeni bir rüzgar elektrik santrali inşa edecek. Tees Vadisi İngiltere’nin ilk ‘Hidrojen Aktarma Merkezi’ olacak. Ayrıca tren istasyonları iyileştirme çalışmalarına da milyonlar harcanacak.

Aslında Houchen’in başarısının temel taşı ve iddalara göre onun yeniden seçilmesini sağlayan hamlesi Teesside Havaalanı’nı müdafasıdır. Havaalanını kamulaştırdı ve yolcuların nefret ettiği havaalanı harcını kaldırdı. Covid-19 yüzünden yurt dışı seyahatleri hala büyük ölçüde kısıtlanmış durumdayken, Houchen’ın Tesside’dan tatil yörelerine uçuşlar gerçekleşmesi hayali henüz hayata geçemedi. Onun yerine her gün İskoçya’daki petrol şehri Aberdeen’e iki uçuş, Bristol’e bir, Belfast’a bir Londra Heathrow’a bir ve hatta karayolu ya da trenle iki saatten az bir mesafedeki Humberside’a bile bir uçuş yapılıyor.

Bölgede bir havaalanı olmadan ‘Tesside Net Sıfır’ emisyon için kurulması gereken endüstri tesislerini bölgeye çekmek belki de imkansız olurdu. Fakat, Houchen’in ‘yeşil işler’ retoriğiyle uçuş sayısını ciddi miktarda arttırma planlarını bağdaştırmak zor. Havaalanının kamu finansmanın şeffaflıktan son derece uzak olması da endişe verici.

İngiltere Başbakanı’nın 250.000 kişilik istihdam yaratacak Yeşil Sanayi Devrim’i için On Adımlık Plan’ını ortaya koymasının üzerinden yedi ay geçti. Bu planın iş dünyasında yarattığı ilk coşkunun yerini sabırsızlık almaya başladı. Mart ayında ise hükümet bu on adımın en kilit noktalarından biri olan insanların evlerini enerji verimli bir hale getirmeleri için £5000’e kadar verilecek Yeşil Ev Hibe Desteği’ni rafa kaldırdı.

Gecikmelerle boğuşan planın ölümü utanç vericiydi. İngiltere'nin eski konut stokunun çoğunun içinde yeller esiyor ve doğalgaz kazanları ile ısıtılıyor. Yalıtımla uğraşmadan ve daha yeşil ısıtma biçimlerine geçmeden karbon emisyonlarında önemli azalmalar elde etmek son derece zor olacaktır. Bununla birlikte, hibenin bir versiyonunu yeniden uygulaması halinde, uygulamanın başarısız olması hükümete bazı dersler vermiş olabilir. Avam Kamarası Çevre Denetim Komitesi şu sorunları belirlemiş:

  • Evlerin iyileştirilmesi konusunda 'kronik bir beceri eksikliği' var.
  • Politikanın maliyetleri orantısız bir şekilde elektrik (gaz yerine) faturalarını artırıyor
  • Planın 'kötü bir şekilde uygulanması' ve uzun gecikmeler, inşaatçıları belirsizlik içinde bırakıyor
  • Hatalı enerji performans sertifikaları (satılık binaların enerji verimliliğinin değerlendirilmesi) ortaya çıkıyor.

Peki, ya On Adımlık Planın geri kalanı ne oldu? Rüzgar enerjisi, ilerleme sağlanan alanlardan biridir. Yeni Teesside tesisi, 2026'da açılması planlanan büyük Dogger Bank açık deniz rüzgar projesine tedarik sağlayacak. Humberside ve İskoçya da türbin üreticilerini çekmek istiyor.

Muhtemelen en iddialı taahhüt, 2030 yılına kadar yeni benzinli ve dizel yakıtlı otomobillerin satışını yasaklamaktı (hibrit otomobiller ve kamyonetler hala satılacak olsa da). İnsanları düşük emisyonlu araçlar satın almaya teşvik etmek için 582 milyon sterlin hibe verilecek, ancak yolda yaklaşık 32 milyon benzinli ve dizel araba varken hiç kimse hükümetin cömertliğinden fazla etkilenmeyecek. Ana yatırım elektrik pilleri ve şarj noktalarına yapılacak. Her zaman yeni modeller satmaya hevesli olan otomobil şirketleri, teşvik edici vergi indirimlerinin ayrıntılarını memnuniyetle karşılayacaktır ve damga vergisi indiriminin etkinliğine bakılırsa (emlak satış vergisinden geçici olarak feragat edilerek konut fiyatlarının yüzde 10 artmasına bakılırsa) pandemi sırasında popüler olacaklardır.

Ancak diğer açılardan plan henüz somutlaştırılmadı ve İngiliz Sanayi Konfederasyonu ayrıntıları sabırsızlıkla bekliyor. İşletmeleri, özellikle yeşil ulaşım, hidrojen, ısı ve binaları ve vergilendirme konusunda hükümetten daha fazla yönlendirme olmadan ilerleyemeyecekleri konusunda uyarıyor. 'Yeşil' olarak kabul edilebilecek işlerin kapsamı geniştir ve ağaç dikmekten sel savunması inşa etmeye kadar çeşitlilik gösterir.

Bir diğer büyük zorluk, ülkenin mümkün olduğunca çok yeşil işlerden yararlanmasını sağlamak olacaktır. Teesside şanslıydı ve son zamanlarda Muhafazakar olması ona yardımcı oldu. Tony Blair Küresel Değişim Enstitüsü'nden Sam Alvis, yeni yeşil işlerin çoğunun halihazırda uzmanlığa sahip alanlarda olacağı konusunda uyardı: 'Bir “hidrojen kasabası” net sıfır ilerlemeye öncülük edebilir ve bu kavramın kanıtı olabilir. Ancak başlangıçta yalnızca bir kasaba yararlanacağından, Whitehall'ın diğer yerlerin nasıl kazanç elde edeceğini düşünmesi gerekecek.'

Daha az tartışılan konu ise, yeşil teknolojilere geçişe kaçınılmaz olarak eşlik eden iş kayıplarıdır. IPPR düşünce kuruluşuna göre, Aberdeen'deki işlerin yüzde 10'undan fazlası, ulusalda ise 260.000 kişilik istihdam doğrudan petrol ve gaz çıkarımına bağımlı durumda. 1980'lerde kömür madenciliği topluluklarının yaşadığı travmanın hatıraları hala canlı. Kirletici bir endüstride işini kaybeden herkese sürdürülebilir bir alternatif sunmak mümkün olmayacaktır.

Cumbria'daki zorluklar, hükümetin büyük bedellere dair bir uyarı niteliğinde. Geçen sonbaharda il meclisi, Whitehaven'da çelik fabrikası inşa edecek ve 500 kişiye iş sağlayacak yeni bir kömür madeni için planlama izni verdi. İklim aktivistleri, Whitehaven'ın Birleşik Krallık'ın karbon bütçesi üzerinde 'kayda değer bir etkisi' olacağı konusunda uyardılar ve bir protestonun ardından ulusal hükümet, bir soruşturma bekleyene kadar planları askıya aldı. Belediye başkanı Mike Starkie öfkeliydi ve BBC'ye şunları söyledi: 'Yeşil gündemi ilerletmek için çeliğe ihtiyacımız olacak… rüzgar çiftlikleri, nükleer santraller, hepsinin çeliğe ihtiyacı var.'

Gürültü, karbondan arındırma kararlarına yerel halkı dahil etmek ve yerel yetkilileri Ulusal Altyapı Bankası'nın yeşil projeleri finanse etme potansiyeli konusunda bilinçlendirmek konusunda kopuyor. LSE'nin Grantham Enstitüsü, Cumbria'nın fondan yararlanabileceği bazı yollar önerdi. Örneğin, turbalık alanlarını karbon depolamaya devam etmelerini sağlamak için düzenlenmesi, küçük ölçekli hidroelektrik üretimi, bölgesel ısıtma ağlarının kurulması ve toplu taşımanın geliştirilmesi gibi öneriler var.

Son olarak, 'yeşil işler' gündemi de eleştirilerden azade değil. Financial Times hükümetin verimlilikten ziyade istihdama işaret etmesinin (verimlilik İngiltere’nin zaten Fransa ve Almanya gerisinde kaldığı bir konu) dekarbonizasyon yaklaşımı olarak yanlış olduğunu savundu. Şirketler mümkün olduğunca ucuza yeni teknolojiler geliştirmeye teşvik edilmelidir; Yeşil teknolojilerin başarısını ölçmek için istihdam ölçüt olmamalı, özellikle de İngiltere henüz bunların çoğunu ihraç etmediği için.

Bununla birlikte, stratejinin açık bir çekiciliği var. Zorluk, hükümeti bunu mümkün kılacak ayrıntılı politikaları ortaya çıkarmaya zorlamaktır. Çevre denetim komitesinin yeşil işler hakkında yakında çıkacak raporu, çalışmalarını Nisan ayında bitirmesi planlanan, ancak yazının yazıldığı sırada henüz raporunu vermemiş olan Yeşil İşler Görev Gücü gibi önemli rehberlik sağlayacaktır. Mevcut yönetimde sıklıkla olduğu gibi risk, bir sorunu çözme ve yorgun bir nüfusu neşelendirme umuduyla başlatılan bir politikanın ayrıntılara dikkat edilmemesi nedeniyle başarısız olmasıdır.